Евразийский Национальный Университет им. Л.Н.Гумилева

 

Kazakistan Cumhuriyeti

Adres: 010008, Astana

Munaytpasov cad., 5

Tel.: 8 (7172) 35 38 06

Faks: 8 (7172) 35 38 08

REKTÖR’ÜN GÜNCESİ
ERLAN BATASHOĞLU SIDIKOVERLAN BATASHOĞLU SIDIKOV


















Hayat

L.N. Gumilyov Avrasya Ulusal Üniversitesi’nin Lev Nikolaeviç Gumilyov müzesindeki bilgilere göre)

L.N. Gumilyov’un hayatı hakkında belirli bilgiler olsa da, yine de bu çok fazla araştırılmayan bir konudur. Onun hayatını anlatan sadece üç kitaba rastlıyoruz: S.B. Lavrov’ın ‘Lev Nikolaeviç. Sudba i idei’ (Lev Nikolaeviç. Kaderi ve fikirleri) (М., 2000), А.İ. Çistobaev’ın ‘Zamanın önünde bulunan etnograflar: L.N. Gumilyov’un 90 yılncı ve K.P. İvanova’nın 50nci doğum gününe’ (S*Petersburg, 2002), Т. Frolovskaya ‘Avrasya Aslanı’ (Semey, 2003). Bu yüzden ki L.N. Gumilyov’un biyografyasını yazmak zordur.

Biz bilgi kaynakları olarak Petersburglu meslektaşların yardımıyla toplanan ve Avrasya Ulusal Üniversitesi’ndeki L.N. Gumilyov Odasında bulunan bilgileri kullandık.

Akademisiyen A.M. Pançenko Lev Nikolaeviç’in ölümünden 40 gün sonra: ‘...1 Ekim 1912 tarihinde ‘küçük hanım Anya’ dünyaya bir oğlan çocuğu getirdi. Aile evi Slepnev’te bu haber ulaştığında köy sahipleri bütün köylüleri çağırıp onların tüm borçlarını sidiler ve elma dolu sepetleri çıkarıp herkese elma dağılttılar). Bu andan itibaren küçük Lev’ın hayatı başlar” demektedir.

Ama iki yıldan sonra Rusya ve Almanya arasında savaş başlar ve Lev’in babası ünlü şair N.S. Gumilyov kendi isteğiyle savaşa katılır.

Babası savaştan döndükten sonra annesi ve dört yaşındaki Lev ile 1916 yılında sonra ünlü olacak bir resim çektiriler. 24 Haziran 1916 tarihinde Marina Tsvetaeva “Ahmatova’ya şiirler” adlı şiirinde şöyle yazar:

Имя ребенка – Лев, (Çocuğun adı- Aslan)

Матери – Анна. (Annesinin- Anna)

В имени его – гнев, (Onun isminde öfke,)

В материнском – тишь. (Annesinkinde huzur.)

Рыжий львеныш С глазами зелеными, (Yeşil gözlü Sarı aslan yavrusu)

Страшное наследье тебе нести! (Korkunç mirası (geleceğe) götüreceksin!)

Северный Океан и Южный (Kuzey Güney ve Okyanus)

И нить жемчужных (Ve siyah tespihlerin incileri )

Черных четок – в твоей горсти! (Senin elinde!)

M.İ. Tsvetaeva kısa şiirinde L.N. Gumilyov’un zor hayatını tahmin etmişti. Gumilev ailesinin mensup olduğu zenginleri ortadan kaldıran sosyal devrime bir yıldan daha az zaman kalmıştı.

Aynı zamanda Tsvetaeva araştırmacının geniş düşüncelerine dikkat çekmektedir. Tarihçi ve araştırmacı olan L.N. Gumilyov’un çalışmalarında ‘Kuzey’, ‘Güney’, ‘Batı’, ‘Doğu’ da vardır. Bu nasıl oldu? Bu geniş araştırma alanı onun bilimsel biyografisinin parçası mı veya L.N. Gumilyov’un ‘dünya’ tarihine olan ilgisinde başka faktörler mi etkili oldu?

Babası Nikolay Stepanoviç Doğu kültürü ile çok ilgilenmiş. Kendi şiirlerinde N.S. Gumilyov Petersburg’u değil ‘Avrasya’yı’ aramıştır.

O zaman resmi kabul edilmemiş Avrasyacılıkğı araştırmak için baba yoluna Lev Nikolaeviç devam etti.

Doğu ve Avrasya, Avrupa’ya göre yakın olduğunun diğer bir sebebi de L.N. Gumilyov’un annesinin Ahmatov ailesinden olmasıdır.

Anna Andreeva Ahmatova’nın atası Ahmat, ve Cengiz hanın torunu ve Rusya’daki Orda’nın son hanıdır (1480). 1733 yılında Cengiz Han’ın torunu Rusya soylular sınıfına kabul edildi. Onun oğlu Petersburg’te Tatar matbaasını açtı. Ahmatovalar’ın son prenseslerin biri Praskovya Egorovna ХIX. yy başında Sibirya zengini Egor Motovilov ile evlenmiş. Onların kızı Anna Egorovna (Anna Andreevna’nın ninesi) Erazm Stogov ile evlenmiş. Onun şerefine torununa Anna ismini vermişler.

1992 yılında Lev Gumilyov’un E.E. Dilmuhamediva’ya veren röportajında ‘Ben kendime Tatar mı Rus mı deyim? Davranış klişelerine göre tabii Rus’um. Ama biraz Tatarlar’a benziyorum. Orta Asya ve Sibirya halklarına duguğum ilgi bende daha küçükken meydana geldi ...Ben kendim sevdiğim, kendime yakın konuları araştırdım. Bu konular benim bir parçamı oluşturuyor’.

…20. yılların başında Lev’in babası N.S. Gumilyov’un infaz edilmesinden sonra Anna Ahmatova Bejesk İl’ine taşınmıştır. Annesi Bejesk’te küçük Lev’e 26 Aralık 1921 yılında meşhur ‘Bejesk’ şiirini yazmıştır.

A.A. Ahmatova ve L.N.Gumilyov için eski hayat bitip yeni hayat, 1916 yılında M. Tsvetaeva yazdığı gibi Lev ‘korkunç mirası’ taşıma dönemi başladı.

Bejesk’te Lev okula gitti. Orada Lev’i tarih hocası A.M. Pereslegin çok etkiledi. Hayatın bu dönemi 30 Aralık 1968 tarihinde öğretmenine yazdığı mektupta gösterilmektedir. A.M. Pereslegin’nin derslerinden 40 yıl geçmişti. Yıl Başı ile kutladığı mektupta şunlar yazılmıştır: ‘Değerli hocam, Aleksandr Mihailoviç! ... Sağılıklar diliyerek iyi bir haberimi paylaşmak istiyorum. ‘Stepnaya trilogiya’ (Bozkırlı üçlememin) üçüncü bölümünü bitirdim. … ‘Priroda’ Dergisi’ne ‘Etnos ve Etnoloji Tabiyat Fenomeni Olarak’ konulu makalemi verdim. 1928 yılından başlayıp Siz düşüncemi etkilediniz. Şimdi ben ihtiyarım,... ama çocukluğum ve Sizin aydın yüzünüz aklımdadır’. Lev Gumilyov okul öğretmenin hayatında böylece değerlendirmişti.

1934 yılında Lev Leningrad Devlet Üniversitesi’ne kazanıp sadece 1946 yılında mezun oldu. O aralarda Lev askeri ve hapishane ‘üniversitelerini’ bitirdi.

Şairlerin oğlu da şairdi.

1936 tarihinde Lev ‘İstoriya’ (Tarih) şiirini yazmıştı. Kendisi tarihte yaşıyordu ve tarihi tanıyarak ölümsüzlüğe yol açtı.

L.N. Gumilyov hatıralarda: ‘Ağustos 1935 yılında tutkladılar. Kısa bir sürede serbest bıraktılar, ama beni üniversiteden çıkardılar. O kışın çok aç kaldım’.

Üniversiteyi savaşa kadar bitiremedim. 1938 yılında uzun süren dördüncü sınıfa girdim.

... Subaylar: ‘Babanı seviyormusun? Siz tehlikelisiniz, çünkü okur yazarsınız,’- diye bağırmıştı.

Bundan sonra Lev Gumilyov üniversiteye devam etti. Anna Andreevna en kötüsünü bekledi:

L.N. Gumilyov: ‘İlk kez babam için, ikinci kez ise annem için hapiste oturdum,’-diye yazmıştı

1930’lardaki Anna Ahmatova içki dünyasının trajedisi hakkında şöyle yazmıştı : ‘Kocam kabirde, oğlum hapiste, bana dua edin...’.

1934 yılında Lev Nikolaeviç tarih sırları hakkında şiir yazdı.

Gerçekten onun düşünceleri ve sözleri hiç durmamıştı. Gumilyov düşüncesinin yaratıcı hareketi hapisteki zor şartlarda da hiç durmadan devam etti.

Omsk kampında (Karagandı’dan sonra) L.N .Gumilyov hapishane amirlerine başvurmuştu: ‘Hunlar hakkında kitap yazabilirmiyim, şiirler çevirebilir miyim’ sonra ‘Hunlar hakkında yazılabilir ama şiirler olmaz’, - diye bir cevap almıştı.

Çimento torbalarının parçlarından kendisi defter yapıp Avrasya tarihini yazmıştı. Biz bilimle ilgilenmek için ideal şartları arıyoruz. Lev Nikolaeviç Gumilyov’un yaptığı ustalık değil mi? Bu el yazmaların orijinalleri şuan Moskova’da Natalya Viktorovna Gumilyova’da saklanmaktadır. Hapis belgeleri arasında 25 Mart 1954 yılındaki bilimsel bir yazı bulundu : ‘Ben ‘Hunlar tarihini yazdım. Ben öldükten sonra benim yazdığımını kökünü kurutmadan Leningrad’taki Soviyetler Birliği’nin Bilim Akademisi’nin Doğu Çalışmaları Enstitüsü’nün el yazı Bölümü’ne vermenizi rica ederim’.

Editörlük düzeltmede kitap yayınlanabilir; ben bilimi çok seviyorum. Bu kitabın en iyi editörü tarih bilimlerinin doktoru A.P. Okladnikov olabilir.

Eğer kitabım yayınlanmazsa öğrencilere benim adımı kullanmadan kullanabilirler, çünkü sıkıntı yaşamaları lazım.

Ben bilimin adsız ustası olmaya hazırım’.

1956 yılında Omsk hapishanesinden çıkıp Leningrad’a iki ‘Hunlar’ kitabını getirdi. ‘Eski Türkler’ tarih bilimleri alanında doktor tezi yazdı. 1961 yılında savunmasından sonra Lev Nikolaeviç Orta Asya halklarının tarihi üzerine büyük uzman olarak tanındı.

Biz anne-babamız ve büyük çocukların büyük anne-babalarına hakim değiliz. Anna Andreevna ve Lev Gumilyov, anne ve oğlu arasında iyi bir ilişkiler kurdu. Anna Andreevna oğlunu bekledi. 9 Nisan 1958 yılında bunula ilgili yeni bir şiir yazmıştı.

Annesi oğluna çok mektup yazıyordu. Örneğin, 3 Mart 1962 yılında A.A. Ahmatova telegram yazdı: ‘Oğlum, kutluyorum. Öpüyorum. İylikler diliyorum=annen’. 1 Ekim 1962 tarihinde oğlunu doğum günü ile kutladı: ‘Bugünkü bayramla kutluyorum. Sevinçler diliyorum=annen’ veya 2 Mart 1963 yılında: ‘Melek günü ile kutluyorum. Her zaman aklımdasın ve seviyorum.=annen’. Mektupların kısa şekline rağmen o kelimelerde sıcak bir anne duyguları görünmektedir.

Lev Nikolaeviç’in annesine olan bağı annesine yazan mektuplardan görünebilir: ‘Benim sevgili annem...’ bu zaman Gumilyov 42 yaşındaydı.

L.N. düşüncelerin mektuplarında doğulu, Avrasyacıl fikirler gürünmektedir. 9 Kasım 1945’li mektupta: ‘Avrupa ve Asya yerleri değişiyor, Avrupa 16. asırdaki ildem durumuna dönecek’.

L.N. Gumilev’in Avrasyacılık eğilimi 30-50 yıllarında ortaya çıktı. Avrasyacılar ve L.N. bağlantılarının tasdiği tarihi işlerin ruhu ve P.S. Savitskiy ile yazışması. 1958 yılında P.S. Savitskiy Gumilyov’e Prag’dan yazıyor: ‘Eski göçmenler bizim için kendini koruma, kazanma ve yaşam tarzını korumanın ve özgünlüğün bir örneğidir’. Bunları P.N. Savitskiy özel yazışmalarında yazmıştı. Bunun gibi düşünceler L.N. için yeni bir yaklaşım değil. Aslında, kendisi de, öğrencilikten beri Avrasya halklarının problemlerini düşündüğünden beri hep böyle düşünüyordu.

AUÜ LN Gumilyov odasının fonu daha önemli bir belgeye mevcut. Bu 1976 tarihinde Yüksek Onay Komisyonu’dan gelen kartpostaldır. Böyle bir kartpostları savunmadan sonra her bilim adamı beklemektedir. LN. Gumilyov bu kartpostu bekledi. Böylece Lev Nikolaeviç Coğrafya bilimlerinin doktoru olamadı. 1992 yılında YÖK bu kararı değiştirip ikinci doktor tezi Kabul etmiştir.

Bütün hayatını Avrasya halklarının etnik tarihini okumaya adayan bilim adamının bilim hayatı böyle geçti. Işte bu Avrasyacılık işi LN. Gumilyov’in bilime yaptığı katkısı olmuştur

1992 yılında LN. kendi son röportajında bilimsel özgeçmişinin neticesini böyle çıkardı: ‘Hayatımın bir anlamı da çok sevdiğim Avrasya’nın göçmen halklarının laik oldukları yerde göstermek ve övmektir’.

Sonuçta L.N. Gumilyov’un çocukluğuna dönelim. Bazı zaman L.N. Gumilyov’un hayatı iyi geçmesi için Vatandan babası öldükten sonra taşınma iyi olurdu denilen fikriler var ama A. Ahmatova vatandan gitmeyi hiç istememişti. Küçükken Lev giderse vatan dışında mutlu olurmuydu?

Bu sorunun cevabını bilmiyoruz. Ama Lev Gumilyov’un: ‘ Ben mutluyum, bütün hayatımda söylemek istediğimi söyledim ve kendi kitaplarımı matbaada gördüm,’- dediğini biliyoruz.

Ağustos 1992 tarihinde Şair M. Dudin ‘Lev Nikolaeviç Gumilyov’un hatırasına’ şiirini yazmıştı ve o şiir ile bu eserimizi bitirmek istiyoruz (şiir)

M.J. Joldasbekov, S.V. Seliverstov

Yayın: Avryasyacılık ve Kazakistan. ‘Gumilyov okumaları’ Avrasyacıl Bilimsel Forumun eserleri:. – Astana: AUÜ Yayını, 2003. 34-44 s.

DUYURULAR
    • Web of Knowledge Platformu Kullanma Web Seminerleri 3-6 Nisan Aralığında Geçecek

      devamı
    • 6 nisanda – ‘İlmin Aktüel Problemleri’ Yüksek Lisans, Doktora Öğrencileri ve Genç Bilim Adamlarının Uluslararası İlmi Sempozyumu Geçecektir

      devamı
    • ‘Ulusal Egemenlik ve Bölgesel Dernekler’ adlı Uluslararası Yuvarlak Masa 7 nisanda Geçecektir

      devamı
    • 26 marttan itibaren İndiyana Üniversitesinden (ABD) Gelen prof. Akram Habibullayev’in "Arapça çalışmaların gerçek sorunları" ders serisi başladı

      devamı
    • «Uluslararası İş Hukuku ve Avrupa Birliği İş Hukuku » Dersleri

      devamı
    • Psikoloji ve Sosyal İşler Bakımından Cumhuriyet Olimpiyatı Geçti

      devamı
    • 20 nisana Kadar HSK Sınavına (Çin dili bilme seviyesi) Kayıt Olacak

      devamı
    • MARCO XXI Projesi Erazmus Mundus Programının Katılımcıları!

      devamı
    • "Küreselleşme Süreçleri Bağlamında Öğretmen Eğitim Sisteminin Geliştirilmesi" Uluslararası Bilimsel-Pratik Konferans

      devamı
    • ‘Lomonosov - 2012’ Genç Bilim Adamları, Yüksek Lisans ve Doktora Öğrencilerinin VIII Uluslararası Bilimsel Konferans 2012 y. 13-14 nisanda Geçecektir

      devamı
Статистика посещений

  • За сегодня:
    1271
  • За неделю:
    3027
  • За месяц:
    37453
  • Всего:
    490535




Google Scholar